7 "alternatif tıp" etiketi kullanan gönderi
"alternatif tıp" etiketi kullanan diğer içerikler resimler
,
videolar13 Haziran 2008 00:49 · SIFACI
· Etiketler
adet sancısı
,
alternatif tıp
,
balık yağı
,
civan perçemi
,
hardal
,
kereviz
,
çoban çantası
Bitkilerden hazırlanan adet düzenleyici formüllerimizin hazırlanışı ve kullanımı aşağıda yer almaktadır.
1. FORMÜL
GEREKEN MALZEMELER :
- Beşparmak Otu Kökü,
- Civan Perçemi,
- Çoban Çantası,
- Saplı Meşe Kabuğu
- Su
Hazırlanışı:
Bütün malzemelerden birer çay bardağı alınarak bir kaba konur ve
karıştırılır. Yeteri kadar su eklenerek kaynatılır. Soğutulduktan sonra
içilir.
2. FORMÜL
GEREKEN MALZEMELER :
- Bal,
- Hardal Tohumu,
- Nane,
- Yabani Kereviz,
- Su
Hazırlanışı:
Bir çay bardağı toz haline getirilmiş hardal tohumu ve nane bir tutam
yabani kereviz alınarak bir kaba konur. Yeteri kadar su eklenerek
kaynatılır. Soğutulduktan sonra bal ile beraber içilir.
Doğal Tedavi Evi
13 Haziran 2008 00:40 · SIFACI
· Etiketler
adet sancısı
,
alternatif tıp
,
ateş
,
baş ağrısı
,
gaz
,
hayıt
,
menepoz
,
şifalı bitkiler
El şeklinde
yaprakları olan ,yaz aylarında morumsu çiçekler açan, çalı görünümünde
1 ila 3 metre yüksekliğinde bir ağaççıktır. Yarım cm’ lik küre
şeklinde, acımsı meyveleri vardır. Rengi iyice koyulaşan meyveler,
ekim-kasım döneminde toplanır ve gölgede kurutulur.
- Adet öncesi sendromlar,
- Adet zorlukları,
- Menopoz döneminde son derece rahatlatıcıdır.
Çünkü
bu sorunlar yüz yıllardır bir kadının çok sıkıntı duymasına neden
olmuştur. Doğal terapi yöntemleri yani Alternatif Tıp diye adlandırılan
bu yöntemler bilim adamlarına da oldukça fazla yol göstermektedir. Bu
doğal terapilerden birisi de Hayıt meyvesi veya tohumuyla yapılan terapidir. Hayıt meyvesi veya kısaca hayıt
her yaştaki kadın için ebedi bir bitkisel çaredir. M.Ö 450’ de hayıt’
tan ilk olarak bahseden tıbbın babası kabul edilen Hipokrat’tır.
O zamandan beri hayıt;
- Yüksek ateş,
- Baş ağrısı,
- Gazlanma ve İdrar arttırma için
- Kadın hastalıkları için tavsiye edilen bir bitkidir.
Adet
öncesi gerginlik, genellikle östrojen ve progesteron hormonları
arasında dengesizliğe neden olur. Progesteron’un noksanlığı; adet
gecikmesi, göğüslerde hassasiyet ve memede ağrı, sancı, kramp ve
depresyon gibi semptomlara yol açar. Hayıt bu semptomların
giderilmesinde veya azaltılmasında etkili olabilmektedir. Hayıt meyvesi
içerisindeki eterli uçucu yağların ve diğer sinerjik bileşiklerin
hipofiz bezi üzerinde pozitif etkileri vardır. Bilindiği gibi hipofiz
bezi pek çok vücut hormonunun dengesinden sorumludur. Hayıt meyvesi,
hipofiz bezini yumurtalıklardaki corpus luteum tarafından progesteron
üretiminin artmasına yol açan belirli hormonları daha çok veya daha az
üretmek için uyarır. Hayıt meyvesi vücuttaki kadınlık hormonlarını
doğal bir şekilde dengeleyerek işlev görür. Hayıt meyvesi, başkaca
progesteron terapilerinin başarılı olamadığı durumlarda bile başarılı
olabilmektedir. Hem de bazen sentetik hormon yerleştirme sonucu oluşan
yan etkilerin hiçbirine neden olmadan. Hayıt meyvesinin adet öncesi
gerginlik semptomlarına faydası en az 2 hafta içinde kendini açıkça
gösterir. Fakat, en iyi sonuç için hayıt meyvesi en az 3 boyunca
aralıksız kullanılmasıyla alınır. Yapılan çalışmalarda daha uzun süreli
olarak hayıt meyvesi alımının Adet öncesi sendromları tamamen ortadan
kaldırabileceği düşünülmektedir.
KULLANIM ŞEKLİ: Yarım
tatlı kaşığı tohum havanda hafifçe ezilir, orta boy bir su bardağı
dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır. Üstü kapalı olarak 10-15
dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş çay,
soğultulmadan öğün aralarında içilir.
UYARI : Yüksek dozajda hayıt meyvesi, yüzeysel karıncalanma duygusuna yol açabilir. Gebelik süresince kullanılmaması herhalde doğru olur.13 Haziran 2008 00:33 · SIFACI
· Etiketler
adaçayı
,
alternatif tıp
,
antioksidan
,
bademcik
,
kalp
,
şifalı bitkiler
Doğal içecekler hepimiz için
önemlidir. Eğer bazı sıkıntılarımız var ve derdimize derman arıyorsak
bitki çayları bizim için daha da önemli hale gelir.
- Tüm bedeni güçlendirir,
- Kalp krizi tehlikesini azaltır,
- Felçlerde çok yaralıdır.
- Gece
terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra,
yardımcı olabilecek tek bitkidir. Gece terlemesine neden olan hastalığı
iyileştirir ve bu hastalıkla el ele giden aşırı güçsüzlüğe,
canlandırıcı etkisi sayesinde son verir. Hastalık sonrası güçsüzlük
hallerinde başarıyla kullanılabilir.
- Kanı temizler, karaciğere dosttur.
- Adaçayı kramplarda, omurilik rahatsızlıklarında, beze hastalıklarında ve organ titrekliklerinde büyük bir başarıyla kullanılır.
Yukarda belirtilen hastalıklarda, günde 2 su bardağı çay yudumlanarak içilmelidir.
Adaçayı,
hasta karaciğeri de çok olumlu etkiler, onunla ilgili tüm
rahatsızlıkları giderir ve gazları yok eder. Kan temizleyici etkisi
vardır. Solunum organlarını ve mideyi balgamsı salgılardan temizler,
iştah açıcıdır. Mideyi ve bağırsakları rahatlatır, gazların
dışkılaşmasını sağlar. Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok
rahatlatıcıdır. Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının
tozu uygulanır. Adaçayı, dıştan uygulandığında, yaprağın tozu
uygulanır. Bademcik iltihaplarına ve ülsere yardımcıdır. Adaçayı dıştan
uygulandığında (Çalkalama ve Gargara), bademcik iltihabı, boğaz
hastalıkları, diş iltihaplanmaları, yutak ve ağız boşluğu
iltihaplanmalarında veya ülserlerinde özellikle önerilir. Eğer
zamanında adaçayı kullanılmış olsaydı, pek çok çocukta ve yetişkinde
bademcik ameliyatına gerek kalmayabilirdi. Bedenimizin polisleri
olarak, zehirli maddeleri yakalayan ve zararsız hale getiren
bademcikler alındığında, ağızdan giren zararlı maddeler doğruca
böbreklere ulaşırlar. Adaçayı, sallanan dişlere, dişeti çekilmesine ve
kanamasına karşı da Çalkalama ve Gargara şeklinde uygulandığında iyi
sonuçlar verir. Bitki çayına batırılan pamuk hasta bölgelere uygulanır.
Ayrıca dıştan kullanımda da, gargara ve çalkalamaların yanı sıra yara
kompresi olarak da kullanılabilir. Sinirli ve yorgun olan kişiler ve
dölyatağı (rahim) hastalığı çeken kadınlar arada sırada adaçayı oturma
banyoları almalıdırlar. Zayıf ve güçsüz çocuklara balla tatlandırılarak
içirilir. Bu çay, tahriş kaynaklı öksürüklerde de başarılıdır. Şifalı
bitki olarak kullanılmasının yanı sıra, adaçayının çok değerli bir
baharat olduğunu ve böylece mutfaklara girdiğini de unutmamak gerekir.
Kullanış şekilleri
Çay hazırlamak :
Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış kuru yaprak, bir su
bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır ve üstü kapalı olarak 10 dakika
demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak içilir. Taze bitki
kullanılması durumunda 4-5 dakika demleme süresi yeterlidir.
Çalkalama/Gargara:
2-3 tatlı kaşığı kurutulmuş ve ince kıyılmış yaprak, 2 bardak soğuk
suya eklenir ve ateşe konur. kaynamaya başlayınca ocaktan indirilir ve
üstü kapalı olarak 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde pek çok
kere 5-10 dakika süreli gargaralar yapılır.
Tentür Kullanımı :
Günde 3 kere, 15-20 damla kadar D2 inceltisindeki tentür, yarım kahve
fincanı suya eklenerek alınır. Çay olarak kullanılabildiği her yerde
tentür de kullanılabilir.
Karışımlar: Gargaralarda ve çalkalamalarda kekikle, sindirim sorunlarında ise Mayıs papatyası ile eşit oranda karıştırılır.
Adaçayı Sirkesi :
Geniş ağızlı bir şişe, çayır adaçayı çiçeği ile doldurulur, çiçeklerin
üstüne çıkacak kadar doğal üzüm sirkesi eklenir ve şişe 14 gün güneşte
veya sıcak bir ortamda, arada bir çalkalanarak bekletilir ve süzülür.
Oturma banyosu :
İki avuç dolusu yaprak soğuk suda gece boyunca bekletilir. Ertesi gün
kaynama derecesine kadar ısıtılır, 5-6 dakika demlendikten sonra
süzülür ve banyo suyuna eklenir.
ÖNEMLİ UYARI
Adaçayının
aşırı kullanımında kan basıncı (tansiyon) yükselebilir. Dölyatağı
(Rahim) kaslarını uyardığı için, gebelik sürecinde kullanılmaz.
Annelerin süt üretimini durdurur. Önerilen dozajlara uyulduğunda,
bilinen başka bir yan etkisi yoktur.
Günde 3 fincan fazla
içilmemesi önerilir. Fazlası zehirlenmelere sebep olabilir. Çocuklara
içirilecekse az miktarlarda içirilmelidir.
12 Haziran 2008 18:19 · SIFACI
· Etiketler
alternatif tıp
,
balık yağı
,
bezelye
,
elma
,
humus
,
kalp
,
karpuz
,
kavun
,
kiraz
,
prinç
,
salatalık
,
sarımsak
,
tuz
,
yumurta
,
çay
,
şeftali
,
şifalı bitkiler
Bezelye:
Haftada 10 porsiyon domatesli bezelye yemeği yiyen bir erkeğin,
yemeyene oranla prostat kanserine yakalanma riski yüzde 35 daha az. B
vitamini ve protein deposu olan bezelye,kalp için de çok önemli.
Kepekli Ekmek: Kalp hastalıklarıyla bağırsak kanseri için faydalıdır. Günde 12 gramdan fazlası kişiye göre zararlı olabilir.
Kiraz: 100 gramında 40 kalori bulunuyor.İçerdiği ellegic asit,vücudu
kansere karşı korurken,kiraz kalp damarlarındaki normal bir kan
dolaşımını sağlar.Çok kiraz yenmesi, gut hastalığına yakalanma riskini
de düşürür. Günde 20 kiraz yemek 1 aspirin yerine geçiyor.
Çikolata:E vitamini,magnezyum ve demir;Kalp hastalıklarına yakalanma riskini düşürür. Günde en fazla 1 çikolata yiyin.
Elma: Günde 5 adet yiyin.
Mısır Gevreği: Günde 1 tabak yeterli.
Salatalık:
Diyet yapanların en büyük yardımcısı olan salatalık,kolesterolü
düşürür. Kalbi güçlendirir. Salatayı soymadan yiyin, Çünkü kalbi
kuvvetlendiren madde, kabuğu ile derisi arasında bulunuyor.
Yumurta:Tüm
yiyecekler içinde en kaliteli proteini içerir. En önemli özelliği,
kolesterol oranını düzenleyen lesitin maddesi içermesi. Tavada az yağda
pişirilmiş yumurtayı tavsiye ederiz.
Sarımsak:
Mutfağınızdan eksik etmeyin. En az 1000 doğal tedavide kullanan
sarımsak, sindirim sisteminden,kansere,kan dolaşımından kalp
hastalıklarına kadar her şeye yaralı. Ancak hamileler dikkat
olmalı.Aşırı sarımsak da kalp yanmaları ve çarpıntılarına yol
açar.Günde bir diş yeter.
Humus: E vitamini zengini humus, kanda kolesterol oranını da ayarlar.
Kavun:
Bir kavunun yarısı insan vücudunun günlük C vitamininin ihtiyacının
tamamını, A vitaminin de yüzde 15’ini karşılar.Kavun,kalp ve böbrek
hastalarının diyetlerinde sıkça kullanılan bir meyvedir.
Süt:
Tam bir kalsiyum, protein, folik asit, A, E ve D vitaminleriyle fosfor
deposu. Çocuk,genç ve hamilelerin günde en az yarım litre süt içmesi
gerekiyor.
Şeftali:
Bir şeftali,günlük C vitamini ihtiyacınızın yarısını karşılar.
Sindirimi kolay olan meyvenin koyu renklilerini tercih edin.Çünkü
kabuğuna renk veren betakarotene maddesi,kalp ve kansere karşı
faydalıdır.
Pirinç:
E ve B12 ve B vitaminleri ve potasyum içerir. Özellikle kolon ve
bağırsak kanserlerine karşı faydalıdır.Kolesterolü düşürdüğünden kalbe
iyi gelir.
Tuz:
Vücuttaki kan dolaşımını ve sinir sistemini düzenler.Mide kanseri,
kemik erimesi, kalp sorunlarına bire birdir.İngiliz Sağlık
Bakanlığı,halkına günde 9 gram tuzun kafi olduğunu,aşırısının vücuda
zarar vereceğini açıkladı.
Çay: Günde
2 bardak içilen çayla, 4 elma, 5 soğan, 7 portakal yemiş gibi kalp
dostu antioksidan madde almış olursunuz. İngilizler,özellikle
çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesini öneriyor.
Ton Balığı:
Kolesterol ve tansiyonu düzenler. Anemi hastalığına karşı D ve B12
vitamini içerir.Birçok kansere karşı vücudu içerdiği nikotinik asitle
korur. Bir konserve ton balığı vücudun D vitamini ihtiyacının tamamını
karşılıyor.
Hindi Eti: 125 gramı, vücudun günlük folik asit ihtiyacını karşılar. Folik asit, kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.
Karpuz: Bir dilimiyle günlük C vitamini ihtiyacınızın %80’nini karşılarsınız. İçerdiği potasyum, kan dolaşımını sağlar.
Doğal Tedavi Evi
03 Haziran 2008 06:26 · SIFACI
· Etiketler
alternatif tıp
,
ağrı kesici
,
dereotu
,
kolesterol
,
sağlık
,
süt artırıcı
,
şifalı bitkiler
Orjinal Adı: Anethum graveolens
Diğer Adları: Durakotu, Tarhanaotu, Tereotu
Besin Değerleri :
100 gr. taze dereotu yaprak ve saplarının içerdiği besin değerleri
şunlardır: 28 kalori; 2,8 gr. protein; 5,1 gr. karbonhidrat; 0
kolesterol; 0,4 gr. yağ; 0,5 gr. lif; 21 mgr. fosfor; 100 mgr.
kalsiyum: 2,7 mgr. demir: 397 mgr. potasyum: 3.500 IU A vitamini ve 31
mgr. C vitamini.
Maydanozgiller
familyasındandır. Akdeniz havzası kökenli, bir ya da ikiyılIık
dayanıklı otsu bitki olup ükemizde yaygın olarak yetişir. 60 cm. kadar
boylanabilir. Gövdesi yeşil ya da mavi-yeşil renkli, yuvarlak kesitli,
içi boş ve bir ana gövdeden dallara ayrılan yapıdadır. Hoş kokulu,
iplik gibi ince yapılı ve tüylü olan yeşil ya da mavi-yeşil yaprakları;
yaz ortalarında 20 cm. kadar genişlikte şemsiyeye benzer salkımlar
oluşturarak açan sarımsı renkli, hoş kokulu minik çiçekleri vardır.
Oval biçimli, yassı ve esmer kahverengi küçük tohumları (meyvesi) da
hoş kokulu olur. Bitki, tohumlarıyla çoğalır.
Dereotunun
tıbbi bakımından en önemli bölümü olan tohumları, bileşiminde karvon:
limonen adlı maddeler bulunan % 4 oranındaki uçucu yağ ile ayrıca
pektin, reçine ve bazı mineralleri içerir. Bu tohumlar aynen ya da
ezilip baharat olarak bazı yemek ve besinlere katılır. Bitkinin
yaprakları, çeşni vermesi için, yemek ve salatalara konur.
Tibbi
Etkileri ve Kullanımı Besin ve ilaç olarak bedene yararlı nitelikleri
ta Eski Mısırlılar zamanından beri bilinen dereotunun tıbbi etkileri ve
bunlardan yararlanma yöntemleri şöylece sıralanabilir:
• Sinirleri yatıştırır ve bedeni rahatlatır.
• Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. Özellikle küçük çocuklarda gaz söktürücü etkisi önemlidir.
• Sindirimi kolaylaştırır. Karın ağrılarına iyi gelir.
• Mineral yönünden zengin olduğu için tuzsuz rejimlerde yer alır.
• Hıçkırığı kesici etkisi vardır.
• Süt bezlerini uyardığından emzikli annelerde süt gelişini artırır.
• Kusma refleksini bastırır.
Bütün
bu etkilerini sağlamak üzere, tohumları iyice olgunlaşmadan önce bitki
kesilip çok sıkı olmayan demetler halinde bağlanarak kurutulur.
Tohumları iyice olgunlaşıp renkleri esmer kahverengine dönüşünce yere
temiz bez ya da kâğıt serilip üzerinde demetler dövülerek tohumlarını
dökmesi sağlanır. Bu tohumlardan 1-2 tatlı kaşığı alınarak hafifçe
ezilip üzerine 1 bardak kaynar su dökülür ve 10-15 dakika süreyle
demlendirilir. Yemeklerden önce bu infüzyondan birer bardak içilir.
• Dereotu nefesin kötü kokusunu temizler. Bunun için tohumlan ağızda çiğnenir.
Salata,
çorba, sos, balık ve et yemeklerinde kullanılan dereotunun tam bir şifa
kaynağı olduğu ortaya çıktı. Yrd. Doç. Dr. Atnan Uğur, gaz söktürücü,
yatıştırıcı ve hazmettirici özellikleri bulunan dereotunun nefes açmak
ve kötü ağız kokulardan arınmak için yarım ya da bir çay kaşığı
tohumunun çiğnenmesinin yeterli olacağını belirtti. Dereotunun mide
krampları ve spazmlarında da oldukça etkili olduğu dile getiren Yrd.
Doç. Dr. Atnan Uğur, tohumlarının kusma, hıçkırık ve karın şişmesi gibi
rahatsızlıklara da iyi geldiğini kaydetti.
NEFESİ AÇIYOR, AĞRIYI GEÇİRİYOR
Dereotu
tohumunun bal ile şerbet yapılarak içilirse kusmayı kolaylaştıracağını
dile getiren Yrd. Doç. Uğur, "Tohumlarından yapılan çay, bağırsak
yanmaları, karın ağrıları ve idrar yapamama gibi durumlarda fayda
sağlamaktadır. Dereotu çayı yapmak için, ezilmiş 2 çay kaşığı dereotu
tohumunu, kaynamakta olan suya atarak 2-3 dakika kaynatılması
yeterlidir. On dakika kadar çayın demlenmesi beklendikten sonra, her
yudumda nefesin açıldığı hissedilecektir. Çocuklara, gaz ve sancı
durumlarında, seyreltilmiş çaydan daha az miktarlarda verilebilir"
dedi.
ANNE SÜTÜNÜ ARTIRIYOR
Dereotunun
aynı zamanda sindirime yardımcı ve idrar söktürücü özelliğinin de
bulunduğunu belirten Uğur “Düzenli tüketilmesi durumunda, emzikli
kadınların sütünü arttırma gibi özellikleri ile de halk reçetelerine
girmiştir. Çürüme, ezilme, sancı, öksürük, uykusuzluk, sarılık,
iskorbüt, ağrılı yerler, karaciğer, safra ve bağırsak problemleri,
böcek sokmaları gibi rahatsızlıklarda kullanılmaktadır.
KOLESTEROLÜ AZALTIYOR
Tohumları,
sindirim sisteminde ishale neden olan birçok bakteriye karşı vücudu
koruyor. Lapası rahimdeki enfeksiyonları temizliyor. Hayvanlar
üzerindeki denemelerde, damarlarda genişlemeyi arttırdığı ve kan
basıncını düşürdüğü, solunumu teşvik ettiği ve kalp atış hızını
azalttığı belirlenmiştir. Yine fareler üzerinde yapılan denemelerde,
dereotu yapraklarından çıkarılan coumarin (vanilyaya benzeyen koku) 14
günlük kürü ile farelerin kan serumunda trigliserit seviyesinde yüzde
50, toplam kolesterol seviyesinde ise yüzde 20 azalma belirlenmiştir"
BİTKİSİNİN ÜRETİLMESİ
Dereotu
bitkisi tohumlarıyla çoğaltılır. Bayat olmayan tohumları bahçelerde,
derince kazılıp gübrelenerek düzeltilen yerlerine ilkbaharda, nisan
ayının ılık bir gününde öğle saatlerinde toprağa serpilerek ekilir.
Tohumların üzeri ince bir toprak tabakasıyla örtülür. Süzgeçle sık sık
sulanarak çimlenmeleri sağlanır. Çimlenen fidelerden aşırı sıklık
yaratanları ve zayıf olanları sökülerek seyreltme yapılır. Ya da
tohumlar başlangıçta 15-20 cm. aralıkla çok derine olmamak üzere elle
ekilir.
BİTKİSİNİN YETİŞTİRİLMESİ
İklim isteği: Ilıman ve sıcak iklimleri seven dereotu bitkisi, bahçemizin bol güneş gören yerine ekilmelidir.
Toprak isteği: Toprak
bakımından aşırı seçici olmayan dereotu bitkisi hafif, kumlu, süzek
(suyu iyi akıntılı) ve organik madde yönünden zengin olan topraklarda
iyi yetişir.
Sulama: Su isteği makul derecede olan dereotu bitkisinin toprağı, kurak havalarda sulanıp nemli tutulmalıdır.
Gübreleme:
Bitkinin ekileceği yeri hazırlarken toprağa verilen iyi yanmış çiftlik
gübresinden başka bir kez de yaz ortalarında kompoze fenni gübre
serpilmesi yararlı sonuçlar verir.
Hasat (Derim):
Yaz ortalarında dereotunun sap ve yaprakları geliştikçe, bunlar
koparılarak sürekli hasat edilir. Dereotu tohumlarının hasadı için
bitkinin yaz sonuna doğru olgunlaşan çiçek şemsiyeleri uzun saplarıyla
birlikte kesilip toplanır. Çok sıkı olmayan demetler halinde bağlanır,
yüksek bir yere baş aşağı asılıp iyece kurutulur. Sonra, temiz bir örtü
ya da kâğıt üzerine tutulan demetlere vurularak veya bu demetler
silkelenerek tohumların dökülmesi ve toplanması sağlanır.
Doğal Tedavi Evi25 Mayıs 2008 13:09 · SIFACI
· Etiketler
alternatif tıp
,
avakado
,
böğürtlen
,
kiraz
,
sakinleştirici
,
sağlık
,
çilek
,
şifalı bitkiler
Yaşadığınız stres dolu anlarda tüketeceğiniz bazı besinler ile sakinleşmeniz mümkün. Nasıl mı? İşte besinlerle sakinleşmenin yolu:
KİRAZ, ÇİLEK VE BÖĞÜRTLEN RAHATLATIR
-
İçeriğindeki karbonhidrat yavaşça şekere dönüşürken sizi mutlu edecek ve aynı zamanda vücudunuz bir şeker bombardımanına tutulmamış olacaktır.
-
C vitamini açısından güçlü olan meyveler sayesinde vücudunuzdaki kortizol hormonu azalacak ve daha az stresli hissedeceksiniz.
SİYAH ÇİKOLATA MUTLU EDER
Kuşkonmazı da listeye eklemekte fayda var
KUŞKONMAZ STRESİNİZİ AZALTIYOR
GUAKAMOLE YAPMAYA NE DERSİNİZ?
-
B vitamini deposu olan avokadoların sizde yaratacağı etki çok iyi olacaktır. Tarif: 2 avokadoyu soyun. Çekirdeklerini çıkartarak 4'e bölün. Yoğurt, maydanoz, limon suyu, sivri biber, soğan ve sarımsağı bir kaba avokadolar ile birlikte koyun.
-
Hepsini iyice ezilene kadar karıştırın. Bunun için mutfak robotunuzu kullanabilirsiniz. Sonrasında 2 domatesi küp küp kesin, ve hazırladığınız karışımın içine ekleyin. Buzdolabında yaklaşık 1 saat beklettikten sonra çıkarın ve işte muhteşem bir stres düşürücü lezzetiniz hazır!
KENDİNİZE BİR MOLA VERİN
-
Önemli bir konuşma veya yapacağınız iş öncesinde yaklaşık 1000mg C vitamini almanız, ruh halinizi çok daha iyi bir hale sokacak.
-
Kan basıncını düşüren ve kortizol hormonlarını azaltan C vitamini sayesinde hem damak lezzetiniz artacak, hem de stresiniz aşağıya çekilecek.
24 Mayıs 2008 21:47 · SIFACI
· Etiketler
alternatif tıp
,
iktidarsızlık
,
ishal
,
kabızlık
,
kanser
,
keçi boynuzu
,
nefes darlığı
,
sağlık
,
şifalı bitkiler
Harnupíun, sağlıklı ve dengeli beslenmede çok önemli bir yeri vardır. Çok düşük oranda yağ içermektedir. Düşük kalorilidir. Yenildiği zaman insanı uzun zaman tok tutar. İşte kanser ve iktidarsızlığın düşmanı keçi boynuzu hakkında kısaca bilgiler...
Prof. İbrahim Adnan Saraçoğlu'nun önerileri...
Eskiden beri bilinen olumlu yönleri vardır. İshale karşı mükemmel takviyedir. Kabızlık şikâyeti olanların da tüketmesi gereken bir meyvedir. Belirli bir dönem keçi boynuzu tüketenler, sindirim sistemlerinin nasıl harekete geçtiğini ve kabızlık problemlerinin de yavaş yavaş ve düzenli bir şekilde nasıl ortadan kalktığını hayretle görebileceklerdir.
Kısaca, hem ishal hem de kabızlık şikâyetlerine karşı kullanılır. Dengeli ve sağlıklı beslenmenin bilincinde olan birçok bilim adamı tanıyorum ve bu kişiler çikolata, kek veya kremalı pasta yerine harnup'u tercih etmektedirler.
GENEL VE ALERJİK NEFES DARLIĞI İÇİN
Orta büyüklükteki keçi boynuzundan 6-7 tanesini önce soğuk su altında yıkayınız. Daha sonra bunları küçük küçük (3-4 cm uzunluğunda) kırarak, kaynamakta olan yarım litreye yakın suyun içine atınız. Hafif ateşte 7-8 dakika kaynatınız. Soğuduktan sonra süzerek suyunu cam şişeye doldurunuz. Buzdolabında en fazla üç gün beklete bilirsiniz.
Her gün sabah kahvaltısı arasında ve akşam yemeğinden önce bir çay bardağı içilir. Yaklaşık yarım litre olarak hazırladığınız keçi boynuzu suyu üç gün buzdolabında bozulmadan korunabilir. Her üç günde bir, taze olarak hazırlamanız gerekecektir. Hiç ara vermeden 20 gün uygulayınız. Yirmi gün tamamlandıktan sonra aynı şekilde hiç ara vermeden 15 gün devam ediniz. Onbeş günlük kürü uygularken bir çay bardağı içerisine bir küçük çay kaşığı bal ilave edip karıştırınız, sabah kahvaltınız arasında ve akşam yemeğinden önce birer çay bardağı içiniz. Keçi boynuzu kürünü uygularken sabah kahvaltınızda ayrıca bal tüketmeyiniz.
AKCİĞER KANSERİNİ ÖNLEMEK İÇİN
Kür 1'den en önemli farkı ve dikkat edilmesi gereken nokta kaynama süresidir. Soğuk su altında 6-7 adet keçi boynuzunu yıkadıktan sonra 600-650 ml (yarım litreden biraz fazla) kaynamakta olan suyun içine kırarak atınız. 3-4 dakika hafif ateşte ağzı kapalı olarak kaynadıktan sonra 20 dakika soğumaya bırakınız. Yirmi dakika sonra harnup parçalarını temiz bir kaşık ile kabın içerisinden çıkartınız. Soğuduktan sonra temiz bir kaba suyunu alınız. Her ay 4 gün, sabah ve akşam birer çay bardağı içilir.
İKTİDARSIZLIĞA İYİ GELİYOR
Hareketli sperm sayısını ve kalitesini artırıcı ve de erkeklerdeki iktidarsızlığa karşı olan bu kür için kaynamakta olan yaklaşık yarım litre suya 6-7 adet keçi boynuzunu küçük küçük kırarak atınız. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte 3 dakika kaynatınız. Kaynama süresi tamamlandıktan sonra ocağın altını kapatınız ve 20 dakika dinlendiriniz.
Dinlenme süresi tamamlandıktan sonra kaşıkla keçi boynuzu parçalarını çıkartınız. Soğuduktan sonra yarısını sabah aç karna, diğer yarısını da akşam yatağa giderken içiniz. Bu uygulamaya bir hafta boyunca her gün devam ediniz. Birinci haftadan sonra 3 ay boyunca her gün akşam yatağa giderken bir su bardağı içiniz. Daha sonraki aylarda zaman zaman uygulayınız.
Doğal Tedavi Evi