Blog nedir? . . . Kendine blog oluştur ;)
info |
Doğal Tedavi EviRSSYorum RSS
3 "antioksidan" etiketi kullanan gönderi "antioksidan" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Adaçayı ve Faydaları 

Doğal içecekler hepimiz için önemlidir. Eğer bazı sıkıntılarımız var ve derdimize derman arıyorsak bitki çayları bizim için daha da önemli hale gelir.
  • Tüm bedeni güçlendirir,
  • Kalp krizi tehlikesini azaltır,
  • Felçlerde çok yaralıdır.
  • Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra, yardımcı olabilecek tek bitkidir. Gece terlemesine neden olan hastalığı iyileştirir ve bu hastalıkla el ele giden aşırı güçsüzlüğe, canlandırıcı etkisi sayesinde son verir. Hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde başarıyla kullanılabilir.
  • Kanı temizler, karaciğere dosttur.
  • Adaçayı kramplarda, omurilik rahatsızlıklarında, beze hastalıklarında ve organ titrekliklerinde büyük bir başarıyla kullanılır.
Yukarda belirtilen hastalıklarda, günde 2 su bardağı çay yudumlanarak içilmelidir.

Adaçayı, hasta karaciğeri de çok olumlu etkiler, onunla ilgili tüm rahatsızlıkları giderir ve gazları yok eder. Kan temizleyici etkisi vardır. Solunum organlarını ve mideyi balgamsı salgılardan temizler, iştah açıcıdır. Mideyi ve bağırsakları rahatlatır, gazların dışkılaşmasını sağlar. Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok rahatlatıcıdır. Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının tozu uygulanır. Adaçayı, dıştan uygulandığında, yaprağın tozu uygulanır. Bademcik iltihaplarına ve ülsere yardımcıdır. Adaçayı dıştan uygulandığında (Çalkalama ve Gargara), bademcik iltihabı, boğaz hastalıkları, diş iltihaplanmaları, yutak ve ağız boşluğu iltihaplanmalarında veya ülserlerinde özellikle önerilir. Eğer zamanında adaçayı kullanılmış olsaydı, pek çok çocukta ve yetişkinde bademcik ameliyatına gerek kalmayabilirdi. Bedenimizin polisleri olarak, zehirli maddeleri yakalayan ve zararsız hale getiren bademcikler alındığında, ağızdan giren zararlı maddeler doğruca böbreklere ulaşırlar. Adaçayı, sallanan dişlere, dişeti çekilmesine ve kanamasına karşı da Çalkalama ve Gargara şeklinde uygulandığında iyi sonuçlar verir. Bitki çayına batırılan pamuk hasta bölgelere uygulanır. Ayrıca dıştan kullanımda da, gargara ve çalkalamaların yanı sıra yara kompresi olarak da kullanılabilir. Sinirli ve yorgun olan kişiler ve dölyatağı (rahim) hastalığı çeken kadınlar arada sırada adaçayı oturma banyoları almalıdırlar. Zayıf ve güçsüz çocuklara balla tatlandırılarak içirilir. Bu çay, tahriş kaynaklı öksürüklerde de başarılıdır. Şifalı bitki olarak kullanılmasının yanı sıra, adaçayının çok değerli bir baharat olduğunu ve böylece mutfaklara girdiğini de unutmamak gerekir.

Kullanış şekilleri
Çay hazırlamak : Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış kuru yaprak, bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır ve üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak içilir. Taze bitki kullanılması durumunda 4-5 dakika demleme süresi yeterlidir.

Çalkalama/Gargara: 2-3 tatlı kaşığı kurutulmuş ve ince kıyılmış yaprak, 2 bardak soğuk suya eklenir ve ateşe konur. kaynamaya başlayınca ocaktan indirilir ve üstü kapalı olarak 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde pek çok kere 5-10 dakika süreli gargaralar yapılır.

Tentür Kullanımı : Günde 3 kere, 15-20 damla kadar D2 inceltisindeki tentür, yarım kahve fincanı suya eklenerek alınır. Çay olarak kullanılabildiği her yerde tentür de kullanılabilir.

Karışımlar: Gargaralarda ve çalkalamalarda kekikle, sindirim sorunlarında ise Mayıs papatyası ile eşit oranda karıştırılır.

Adaçayı Sirkesi : Geniş ağızlı bir şişe, çayır adaçayı çiçeği ile doldurulur, çiçeklerin üstüne çıkacak kadar doğal üzüm sirkesi eklenir ve şişe 14 gün güneşte veya sıcak bir ortamda, arada bir çalkalanarak bekletilir ve süzülür.

Oturma banyosu : İki avuç dolusu yaprak soğuk suda gece boyunca bekletilir. Ertesi gün kaynama derecesine kadar ısıtılır, 5-6 dakika demlendikten sonra süzülür ve banyo suyuna eklenir.

ÖNEMLİ UYARI
Adaçayının aşırı kullanımında kan basıncı (tansiyon) yükselebilir. Dölyatağı (Rahim) kaslarını uyardığı için, gebelik sürecinde kullanılmaz. Annelerin süt üretimini durdurur. Önerilen dozajlara uyulduğunda, bilinen başka bir yan etkisi yoktur.

Günde 3 fincan fazla içilmemesi önerilir. Fazlası zehirlenmelere sebep olabilir. Çocuklara içirilecekse az miktarlarda içirilmelidir.

Dut ve Faydaları 

DutDutun faydaları da saymakla bitmiyor. Önce beyaz dutun faydalarına bir göz atalım. Kalsiyum, demir, B1, B2 ve C vitamini yönünden çok zengin olan dut, ateş düşürücü etkiye sahip.


Dutun en şaşırtıcı özelliği kanamalardaki etkisi. Taze dut yaprakları ile derideki yaralara ya da burundaki kanamalara tampon yapılırsa kanama anında duruyor.

Yapraklar aynı zamanda güçlü bir idrar söktürücü. Bunun için 15-20 gram yaprağı 3 su bardağı ile kaynatıp tüketin. Bu yaprak suyu aynı zamanda çok etkili bir ateş düşürücü. Vücutta biriken suyuda dut yaprakları atıyor.

 

Dut aç karna yendiğinde bağırsakları çalıştırıyor ve temizliyor. Özellikle de bağırsak solucanları açısından öneriliyor. Çünkü aç karna yenen dut, bağırsak solucanlarını döküyor.

Kansızlığın dermanı da dut… Dut ne şekilde tüketilirse tüketilsin çok iyi bir kan yapıcıdır.


İştah artırıcı etkisi de olan dut aynı zamanda bir enerji deposu… Karadutun faydaları da saymakla bitmiyor.

Kara dut şurubu ya da kara dutun yaprak ve kabuklarının kaynatılması ile elde edilen sıvı ağız ve boğaz antisepsisinde, diş eti iltihaplarında birebirdir.

Karadut çok güçlü bir antioksidan içeriyor. Bu da antioksidanlar da bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Kalbi koruyucu ve yaşlanmayı geciktirici etkisi var.

Karadut yorgunluk durumunda çok faydalı. Çünkü halsizliğe derman olurken, yorgunluğu da yok ediyor. Aynı zamanda uykusuzluğa da çare oluyor.

Karadut kan basıncını düşürüyor, sindirim sistemindeki rahatsızlıkları da yok ediyor. Mide salgısını artırdığı tespit edilmiştir.

Saçların ve özellikle de dişlerin güçlenmesi için mutlaka bol bol karadut tüketin. Saç ve diş dostu olarak biliniyor.

İnternet haber

Antioksidanlarla Güçlenin... 

Savunma sisteminizi güçlendirmek için vücudunuza gıdalar aracılığıyla mutlaka antioksidan takviyesi yapmanız gerekiyor...

Antioksidanlar vücut hücreleri tarafından üretildiği gibi vücuda gıdalarla da alınabilmektedir. Antioksidan alımı sadece hastalıklardan korunmamızı sağlamakla kalmaz, erken yaşlanmayı da önler. Etkin rol oynayan antioksidanları şöyle sıralayabiliriz...
Beta karoten: Vücutta A vitaminine dönüşür, bağışıklık sistemini güçlendirir. Böylece yaşlanmayı geciktirir ve cildi güzelleştirir. Turuncu, kırmızı, yeşil sebze ve meyveler bol miktarda beta karoten içerir.
C vitamini: Bağışıklık sistemini güçlendirir, doku yapımında ve onarımında rol alır, kansere ve kalp damar hastalıklarına karşı korur. Limon, kivi, portakal, çilek, greyfurt, kırmızıbiber, dolmalık biber, enginar, brokoli, fasulye, maydanoz, kuşburnu ve ahudududa bol miktarda bulunur.
E vitamini: Bağışıklık sistemini güçlendirir, kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur, cilt sağlığında etkilidir, dolaşımı düzenleyici etkisi vardır. Doymamış bitkisel yağlarda, fındık, ceviz, badem gibi kuruyemişlerde, bezelye, fasulye ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunur.
Çinko: Hücre yenilenmesinde rolü olduğu için cilt güzelliğinde, saçın kuvvetlenmesinde, regl dönemi ağrılarının hafiflemesinde, yaraların daha hızlı iyileşmesinde, gribal algınlıklarda etkilidir. Peynir, sığır eti, kuru fasulye, yumurta, mısır, brüksellahanası ve brokolide bulunur.
Selenyum Yaşlanma etkilerini azaltır: Vücudu kansere karşı koruyucu etkide bulunur. Deniz ürünleri, fındık, ceviz ve mantar en temel kaynaklarıdır.
Koenzim Q10: Yaşlanmanın etkilerini azaltıcı rol üstlenir, cilt ve saç sağlığı yönünde de olumlu etkilerde bulunur. Kardiyovasküler rahatsızlıklar, şeker hastalığı, Alzheimer ve yüksek tansiyona karşı faydalıdır. Et, balık, yumurta, brokoli, patates, soya, buğday, pirinç, darı, fasulye, fındık gibi besinlerde bulunur.
Flavonoidler (Bitkisel pigmentler): Kalp hastalıklarına karşı koruyucu etki gösterirler. Bağışıklık sisteminin dayanıklılığını artırırlar. Kan damarlarını korur, C vitamininin gücünü artırırlar. Soğan, elma, kayısı, armut, çilek, ahududu, pırasa, domates, lahana, brokoli, ıspanak, maydanoz, böğürtlen, vişne, kiraz, erik, siyah üzüm, turunçgiller ve yeşil çay en yaygın kaynaklarıdır.

ALINTI: Taylan KÜMELİ