6 "insan" etiketi kullanan gönderi
"insan" etiketi kullanan diğer içerikler resimler
,
videolar24 Mayıs 2008 21:10 · SIFACI
· Etiketler
antioksidan
,
insan
,
sağlık
,
yaşam
,
şifalı bitkiler
Savunma sisteminizi güçlendirmek için vücudunuza gıdalar aracılığıyla mutlaka antioksidan takviyesi yapmanız gerekiyor...
Antioksidanlar vücut hücreleri tarafından üretildiği gibi vücuda gıdalarla da alınabilmektedir. Antioksidan alımı sadece hastalıklardan korunmamızı sağlamakla kalmaz, erken yaşlanmayı da önler. Etkin rol oynayan antioksidanları şöyle sıralayabiliriz...
Beta karoten: Vücutta A vitaminine dönüşür, bağışıklık sistemini güçlendirir. Böylece yaşlanmayı geciktirir ve cildi güzelleştirir. Turuncu, kırmızı, yeşil sebze ve meyveler bol miktarda beta karoten içerir.
C vitamini: Bağışıklık sistemini güçlendirir, doku yapımında ve onarımında rol alır, kansere ve kalp damar hastalıklarına karşı korur. Limon, kivi, portakal, çilek, greyfurt, kırmızıbiber, dolmalık biber, enginar, brokoli, fasulye, maydanoz, kuşburnu ve ahudududa bol miktarda bulunur.
E vitamini: Bağışıklık sistemini güçlendirir, kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur, cilt sağlığında etkilidir, dolaşımı düzenleyici etkisi vardır. Doymamış bitkisel yağlarda, fındık, ceviz, badem gibi kuruyemişlerde, bezelye, fasulye ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunur.
Çinko: Hücre yenilenmesinde rolü olduğu için cilt güzelliğinde, saçın kuvvetlenmesinde, regl dönemi ağrılarının hafiflemesinde, yaraların daha hızlı iyileşmesinde, gribal algınlıklarda etkilidir. Peynir, sığır eti, kuru fasulye, yumurta, mısır, brüksellahanası ve brokolide bulunur.
Selenyum Yaşlanma etkilerini azaltır: Vücudu kansere karşı koruyucu etkide bulunur. Deniz ürünleri, fındık, ceviz ve mantar en temel kaynaklarıdır.
Koenzim Q10: Yaşlanmanın etkilerini azaltıcı rol üstlenir, cilt ve saç sağlığı yönünde de olumlu etkilerde bulunur. Kardiyovasküler rahatsızlıklar, şeker hastalığı, Alzheimer ve yüksek tansiyona karşı faydalıdır. Et, balık, yumurta, brokoli, patates, soya, buğday, pirinç, darı, fasulye, fındık gibi besinlerde bulunur.
Flavonoidler (Bitkisel pigmentler): Kalp hastalıklarına karşı koruyucu etki gösterirler. Bağışıklık sisteminin dayanıklılığını artırırlar. Kan damarlarını korur, C vitamininin gücünü artırırlar. Soğan, elma, kayısı, armut, çilek, ahududu, pırasa, domates, lahana, brokoli, ıspanak, maydanoz, böğürtlen, vişne, kiraz, erik, siyah üzüm, turunçgiller ve yeşil çay en yaygın kaynaklarıdır.
ALINTI: Taylan KÜMELİ
24 Mayıs 2008 20:55 · SIFACI
· Etiketler
fıtık
,
insan
,
sağlık
,
yaşam
Vücudumuzu ayakta tutan en önemli yapı omurgamızdır. Omurga, üst üste duran omurlardan oluşur ve ortalarında bir kanal vardır. Bu kanaldan beynin devamı olan omurilik geçer. Bir anlamda omurga omuriliğin kemik koruyucusudur. Beyinden vücuda giden veya vücudun çeşitli yerlerinden beyine dönen sinirler omurilik içinde seyreder.
Boyun bölgesinde 7 adet omur bulunur. Bu bölgede her omur hizasından çıkan sinirler başlıca kola ve sırtın üst bölgesine yayılarak duyu ve hareketi sağlar.
Her omur arasında disk adı verilen, destek görevi yapan ve omurların basısını azaltan bir kese mevcuttur. Disklerin jelatin kıvamındaki iç kısımlarının daha kuvvetli olan dış kısmı bir sebeple yırtmasına boyun fıtığı (herni) diyoruz. Bu fıtıklaşma sonucu omurilik ve sinirlere olan basıdan dolayıdır ki boyun fıtığı ağrı ve fonksiyon kaybıyla seyreden bir hastalıktır.
Hastada şiddetli değişen boyun ağrısıyla birlikte kola yayılan ağrı, uyuşma mevcuttur. Durumun ilerlemesi ile kolda kuvvetsizlik, daha da ilerlediği ve omuriliğe bası yaptığı durumlarda tüm vücutta hareket kusurları ortaya çıkabilir hatta yatağa bağımlı hale gelen hastalara rastlanır.
Boyun fıtığı için risk oluşturan durumlar; Ani ve güçlü boyun hareketleri (arabada giderken yapılan ani fren ve bu durumun tekrarlaması, spor sakatlanmaları, ağır kaldırmak, boynun hareket açısını zorlayacak ters hareketler yapmak), baş öne eğik olarak uzun süreli çalışmak (masa başı işler) ve osteoporoz.
Boyun fıtığının evreleri vardır ve tedavi fıtığın evrelerine göre planlanır. Başlangıçta ilaç, istirahat, boyunluk ve fizik tedavi verilir. Bir ayı geçen konservatif tedaviye rağmen düzelmeyen hastalar cerrahi tedaviye adaydır. Daha ileri evrelerde cerrahi daha erken önerilmektedir.
REÇETE : Kuru yemişler (özellikle ceviz ve fındık), Koyu yeşil yapraklı sebzeler, balık yağı ve yumurta sarısı E vitamininden zengindir.
Alıntı : Dr.Tijen ACARKAN
24 Mayıs 2008 20:51 · SIFACI
· Etiketler
insan
,
kramp
,
sağlık
,
yaşam
Geceleri kendini gösterip uyku bozukluğuna yol açabilen bacak kramplarının nedeni genellikle mineral eksikliğidir. Bunlar kalsiyum, magnezyum ve potasyumdur.
Bu mineraller kasın çalışması (kasılma ve gevşeme mekanizması) için gereklidir. Bu üç minerallerin dışardan takviyesi ya da kalsiyum, magnezyum ve potasyumdan zengin beslenmeyle ayrıca E vitaminini takviyesi ile gece bacaklarda oluşan kramplardan kurtulabilirsiniz.
-
Pek çok kaynağın olmasıyla beraber süt, süt ürünleri ve balık kalsiyumdan;
-
Tüm yeşil yapraklı sebzeler ve kuruyemişler magnezyumdan;
-
Muz, baklagiller, yeşil sebzeler, ceviz potasyumdan zengin besinlerdir.
Doğal Tedavi Evi24 Mayıs 2008 20:50 · SIFACI
· Etiketler
insan
,
kanser
,
sağlık
,
yaşam
Kanser hücreleri oksijenli ortamda gelişemezler. Günlük egzersizler ve doğru nefes alma teknikleri hücre düzeyine kadar daha fazla oksijen alınmasına yardımcı olur. Oksijen terapisi ve ozon terapisi kanser hücrelerini yok etmek için kullanılan destek tedavi yöntemleridir.
24 Mayıs 2008 01:30 · SIFACI
· Etiketler
diyet
,
insan
,
kadın
,
kilo
,
obes
,
perhiz
,
sağlık
,
yaşam
,
zayıflamak
Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Bayram, yapılan araştırmaların bulgur yiyerek dengeli ve sağlıklı bir şekilde kilo verilebileceğini ortaya koyduğunu bildirdi.
Doç. Dr. Bayram, daha önce yapılan birçok çalışmada bulgurun kolon kanserine iyi geldiği, hamilelik döneminde alınan bulgurun bebeklerin beyin gelişimini desteklediğinin tespit edildiğini belirtti.
Bulgurun fonksiyonel bir gıda olduğunu, fonksiyonel gıdaların en önemli özelliklerinden birinin insanın fiziksel aktivitesini yükseltmesi ve vücudun ihtiyaç duyduğu maddeleri karşılaması olduğunu ifade eden Doç. Dr. Bayram, şu bilgileri verdi:
''Bulgurdaki yüksek amiloz miktarı, dayanıklı nişasta ve posa miktarı ile düşük glisemik indeksi, insanda uzun süre tokluk hissi sağlıyor. Yapılan araştırmalar, bulgur yiyerek dengeli ve sağlıklı bir şekilde kilo verilebileceğini ortaya koyuyor. 2004'te Türkiye'ye bulguru araştırmak için gelen Avustralya Curtin Üniversitesi Öğretim Üyesi Vicky Solah ve ekibinin geçen yıl Avustralya'da yaptığı araştırmaya göre, bulgur çok önemli bir diyet maddesi. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, bulgur pirinçle kıyaslandığı zaman daha yüksek seviyede tokluk hissi veriyor.''
Doç. Dr. Bayram, yapılan araştırmada yaşları 18 ile 50 arasında değişen bir denek grubu kullanıldığını ve deneklere öğünlerinde pirinç ve bulgurdan oluşan yemekler verildiğini belirtti.Çalışmada bulgurun açlığı 1,1.5 saat civarında geciktirdiğinin tespit edildiğini, ayrıca deneylerde içinde pirinç olan yemeklerden yiyen bir erkek deneğin 1022 kcal(insan vücudunun kullandığı enerji), bulgurla ise 909 kcal aldığının tespit edildiğini bildiren Doç. Dr. Bayram, şunları kaydetti:
''Çalışma kapsamında kadın denekler pirinçle 755, bulgurla ise ortalama 550 kcal'lik bir enerji alındığı bulundu. Bu bulgular, bulgurun halkın zannettiği gibi kilo yapan bir madde olmadığını aksine diyetlerde sağlıklı bir şekilde vücudun ihtiyacını karşılayarak düzenli kilo verilmesini sağladığını ortaya koyuyor.
Bu araştırma 'Measurement of Satiety of Wheat-Based Bulgur by İntervention and Sensory Evaluation" başlığı ile 'Cereal Foods World' isimli bilimsel dergide yayımlandı.''
Alıntı:AA
24 Mayıs 2008 01:21 · SIFACI
· Etiketler
insan
,
sağlık
,
sigara
,
yaşam
Sigaradan kurtulmak için 7 günlük mücadelenin yeterli olacağı, sabahları diş fırçalama, iyi bir kahvaltı, güne bir bardak greyfurt suyuyla başlanmasının sigara arzusunu azaltacağı ve nikotinin vücuttan atılmasını kolaylaştıracağı bildirildi.
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ruhuşen Kutlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de yılda yaklaşık 100 bin, dünyada ise 4 milyondan fazla kişinin ölümüne, milyonlarca kişinin hasta ve sakat kalmasına yol açan sigaranın bugünden itibaren ciddi bir yasak kapsamına alındığını söyledi.
Bu yasağın dünyanın en tehlikeli bağımlılık yapan maddelerin başında gelen sigaradan kurtulmak için büyük fırsat olduğunu ifade eden Kutlu, sigarayı bırakmanın zor olacağını, ancak cesaretle bunun başarılabileceğini bildirdi.
Öncelikle tiryakilerin ''sigarayı bırakırsam ölürüm'' düşüncesini ''sigarayı bırakmazsam ölürüm'' şeklinde değiştirmesi gerektiğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Kutlu, şunları kaydetti:
''Bıraktığınız andan itibaren sigara içmemenin size ne gibi felaketler getireceğini düşünün. Hiç... Fakat devam ederseniz başınıza neler geleceğini düşünün. Paniğe kapılmadan harekete geçin. Sigara sizin dostunuz değil sinsi düşmanınız. Size zevk değil acı veriyor. Sigaranın içinde, insandan başka hiçbir canlının tüketmediği tütün denilen ot bulunuyor. Bunu unutmayın. Sigarayı tiksindiğiniz şeylerle karşılaştırın. Örneğin tütünle birlikte hamam böceklerinin de kurutulup karıştırıldığını ya da kurumuş at gübresinin konduğunu düşünün.''
Kutlu, sigaranın yavaş yavaş bırakılamayacağını belirterek, yapılan araştırmalara göre aniden bırakmada başarı oranının yüzde 81.5, azaltarak bırakmada başarının oranının ise yüzde 5.7 olduğunu bildirdi.
Sigaradan kurtulmak için 7 günlük mücadelenin yeterli olacağını dile getiren Yrd. Doç. Dr. Kutlu, şöyle devam etti:
''Bırakmaya karar verdiğiniz anda hayatınızın en önemli kararını aldığınızı düşünün. Yakınlarınızdan, arkadaşlarınızdan destek alın. İlk dönemlerde belli aralıklarla içme isteği gelecek. Yaklaşık 5 dakika süren bir isteği derin nefes alıp, verme ya da dikkati başka yere çevirme ile yok edebilirsiniz. Sabahları diş fırçalama, iyi bir kahvaltı, güne bir bardak greyfurt suyuyla başlanması, sigara içme arzusunu azaltır ve nikotinin vücuttan atılmasını kolaylaştırır. Bırakma döneminde sigara isteği uyandıran çay, kahve ve alkollü içeceklerden uzak durun. Her yemekten sonra dişlerinizi fırçalamak da yardımcı olacaktır. Boş durmak sigara isteğini artırır. Bunun yerine sosyal aktivitelerle zaman harcanabilir, egzersiz ve spor yapılabilir.''
SİGARADAN KURTULDUKTAN SONRA DEĞİŞİKLİĞİ FARK EDECEKSİNİZ
Sigaradan kurtulduktan sonra tiryakilerin şiddetli arzulama hissi, konsantrasyon bozukluğu ve yorgunluk hissi yaşayacağını vurgulayan Kutlu, şunları söyledi:
''İyileşme belirtileri olarak baş ağrısı, baş dönmesi, el ve ayaklarda karıncalanma hissi oluşur. Karbonmonoksit kan dolaşımından temizlenirken, sinirler ve dokularda oksijenin artması sonucu baş dönmesi görülür. Boğaz ağrısı ve öksürük de sigaradan sonra vücuttaki olumlu gelişmelerdir. Tiryakiler, sigarayı bıraktıktan sonra akciğerlerin kendi kendini temizlemesi için öksürecektir. Boğaz ağrısı ise yeni doku gelişimi ve eski dokulardan katran ve nikotinin temizlenmesi sonucu meydana gelir. Açlık hissi de iyileşme belirtisidir. Vücut, yeniden yapılanma için enerjiye ihtiyaç duyar. Özellikle tatlı ihtiyacı artacak. Bu noktada meyve suları en iyisidir.''
Yrd. Doç. Dr. Ruhuşen Kutlu, son sigaradan 20 dakika sonra tansiyon ve nabzın normale döneceğini, 8 saat sonra vücudun kendini yenilemeye başlayacağını belirterek, 24 saat sonra karbonmonoksitin vücuttan atılmasıyla, akciğerdeki balgam ve diğer zararlı maddelerin temizleneceğini, kalp krizi riskinin azalacağını bildirdi.
48 saat sonra ise vücuttaki nikotinin tamamen atılacağını, cildin kendini hızla yenilemeye başlayacağını dile getiren Kutlu, 72 saat sonunda da nefes almanın kolaylaşacağını, akciğerin kapasitesinin artacağını kaydetti.
2 hafta sonra ise öksürük, balgam, nefes darlığı ve hırıltı şikayetlerinin azalacağını, merdivenin daha kolay çıkılacağını vurgulayarak, 1-9 aylık süre içinde ise akciğer hücrelerinin yenileneceğini, akciğer hastalıkları riskinin azalacağını, akciğerin işlevinin yüzde 5-10 oranında artış göstereceğini bildirdi.
Yrd. Doç. Dr. Kutlu, sigara bıraktıktan 5 yıl sonra kalp krizi riskinin sigara içenlerin taşıdığı riskin yarısına kadar düşeceğini, ağız, boğaz ve yemek borusu kanserleri riskinin de yüzde 50 oranında gerileyeceğini söyledi.