13 Haziran 2008 00:33 · SIFACI
· Etiketler
adaçayı
,
alternatif tıp
,
antioksidan
,
bademcik
,
kalp
,
şifalı bitkiler
Doğal içecekler hepimiz için
önemlidir. Eğer bazı sıkıntılarımız var ve derdimize derman arıyorsak
bitki çayları bizim için daha da önemli hale gelir.
- Tüm bedeni güçlendirir,
- Kalp krizi tehlikesini azaltır,
- Felçlerde çok yaralıdır.
- Gece
terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra,
yardımcı olabilecek tek bitkidir. Gece terlemesine neden olan hastalığı
iyileştirir ve bu hastalıkla el ele giden aşırı güçsüzlüğe,
canlandırıcı etkisi sayesinde son verir. Hastalık sonrası güçsüzlük
hallerinde başarıyla kullanılabilir.
- Kanı temizler, karaciğere dosttur.
- Adaçayı kramplarda, omurilik rahatsızlıklarında, beze hastalıklarında ve organ titrekliklerinde büyük bir başarıyla kullanılır.
Yukarda belirtilen hastalıklarda, günde 2 su bardağı çay yudumlanarak içilmelidir.
Adaçayı,
hasta karaciğeri de çok olumlu etkiler, onunla ilgili tüm
rahatsızlıkları giderir ve gazları yok eder. Kan temizleyici etkisi
vardır. Solunum organlarını ve mideyi balgamsı salgılardan temizler,
iştah açıcıdır. Mideyi ve bağırsakları rahatlatır, gazların
dışkılaşmasını sağlar. Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok
rahatlatıcıdır. Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının
tozu uygulanır. Adaçayı, dıştan uygulandığında, yaprağın tozu
uygulanır. Bademcik iltihaplarına ve ülsere yardımcıdır. Adaçayı dıştan
uygulandığında (Çalkalama ve Gargara), bademcik iltihabı, boğaz
hastalıkları, diş iltihaplanmaları, yutak ve ağız boşluğu
iltihaplanmalarında veya ülserlerinde özellikle önerilir. Eğer
zamanında adaçayı kullanılmış olsaydı, pek çok çocukta ve yetişkinde
bademcik ameliyatına gerek kalmayabilirdi. Bedenimizin polisleri
olarak, zehirli maddeleri yakalayan ve zararsız hale getiren
bademcikler alındığında, ağızdan giren zararlı maddeler doğruca
böbreklere ulaşırlar. Adaçayı, sallanan dişlere, dişeti çekilmesine ve
kanamasına karşı da Çalkalama ve Gargara şeklinde uygulandığında iyi
sonuçlar verir. Bitki çayına batırılan pamuk hasta bölgelere uygulanır.
Ayrıca dıştan kullanımda da, gargara ve çalkalamaların yanı sıra yara
kompresi olarak da kullanılabilir. Sinirli ve yorgun olan kişiler ve
dölyatağı (rahim) hastalığı çeken kadınlar arada sırada adaçayı oturma
banyoları almalıdırlar. Zayıf ve güçsüz çocuklara balla tatlandırılarak
içirilir. Bu çay, tahriş kaynaklı öksürüklerde de başarılıdır. Şifalı
bitki olarak kullanılmasının yanı sıra, adaçayının çok değerli bir
baharat olduğunu ve böylece mutfaklara girdiğini de unutmamak gerekir.
Kullanış şekilleri
Çay hazırlamak :
Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış kuru yaprak, bir su
bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır ve üstü kapalı olarak 10 dakika
demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak içilir. Taze bitki
kullanılması durumunda 4-5 dakika demleme süresi yeterlidir.
Çalkalama/Gargara:
2-3 tatlı kaşığı kurutulmuş ve ince kıyılmış yaprak, 2 bardak soğuk
suya eklenir ve ateşe konur. kaynamaya başlayınca ocaktan indirilir ve
üstü kapalı olarak 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde pek çok
kere 5-10 dakika süreli gargaralar yapılır.
Tentür Kullanımı :
Günde 3 kere, 15-20 damla kadar D2 inceltisindeki tentür, yarım kahve
fincanı suya eklenerek alınır. Çay olarak kullanılabildiği her yerde
tentür de kullanılabilir.
Karışımlar: Gargaralarda ve çalkalamalarda kekikle, sindirim sorunlarında ise Mayıs papatyası ile eşit oranda karıştırılır.
Adaçayı Sirkesi :
Geniş ağızlı bir şişe, çayır adaçayı çiçeği ile doldurulur, çiçeklerin
üstüne çıkacak kadar doğal üzüm sirkesi eklenir ve şişe 14 gün güneşte
veya sıcak bir ortamda, arada bir çalkalanarak bekletilir ve süzülür.
Oturma banyosu :
İki avuç dolusu yaprak soğuk suda gece boyunca bekletilir. Ertesi gün
kaynama derecesine kadar ısıtılır, 5-6 dakika demlendikten sonra
süzülür ve banyo suyuna eklenir.
ÖNEMLİ UYARI
Adaçayının
aşırı kullanımında kan basıncı (tansiyon) yükselebilir. Dölyatağı
(Rahim) kaslarını uyardığı için, gebelik sürecinde kullanılmaz.
Annelerin süt üretimini durdurur. Önerilen dozajlara uyulduğunda,
bilinen başka bir yan etkisi yoktur.
Günde 3 fincan fazla
içilmemesi önerilir. Fazlası zehirlenmelere sebep olabilir. Çocuklara
içirilecekse az miktarlarda içirilmelidir.
12 Haziran 2008 18:19 · SIFACI
· Etiketler
alternatif tıp
,
balık yağı
,
bezelye
,
elma
,
humus
,
kalp
,
karpuz
,
kavun
,
kiraz
,
prinç
,
salatalık
,
sarımsak
,
tuz
,
yumurta
,
çay
,
şeftali
,
şifalı bitkiler
Bezelye:
Haftada 10 porsiyon domatesli bezelye yemeği yiyen bir erkeğin,
yemeyene oranla prostat kanserine yakalanma riski yüzde 35 daha az. B
vitamini ve protein deposu olan bezelye,kalp için de çok önemli.
Kepekli Ekmek: Kalp hastalıklarıyla bağırsak kanseri için faydalıdır. Günde 12 gramdan fazlası kişiye göre zararlı olabilir.
Kiraz: 100 gramında 40 kalori bulunuyor.İçerdiği ellegic asit,vücudu
kansere karşı korurken,kiraz kalp damarlarındaki normal bir kan
dolaşımını sağlar.Çok kiraz yenmesi, gut hastalığına yakalanma riskini
de düşürür. Günde 20 kiraz yemek 1 aspirin yerine geçiyor.
Çikolata:E vitamini,magnezyum ve demir;Kalp hastalıklarına yakalanma riskini düşürür. Günde en fazla 1 çikolata yiyin.
Elma: Günde 5 adet yiyin.
Mısır Gevreği: Günde 1 tabak yeterli.
Salatalık:
Diyet yapanların en büyük yardımcısı olan salatalık,kolesterolü
düşürür. Kalbi güçlendirir. Salatayı soymadan yiyin, Çünkü kalbi
kuvvetlendiren madde, kabuğu ile derisi arasında bulunuyor.
Yumurta:Tüm
yiyecekler içinde en kaliteli proteini içerir. En önemli özelliği,
kolesterol oranını düzenleyen lesitin maddesi içermesi. Tavada az yağda
pişirilmiş yumurtayı tavsiye ederiz.
Sarımsak:
Mutfağınızdan eksik etmeyin. En az 1000 doğal tedavide kullanan
sarımsak, sindirim sisteminden,kansere,kan dolaşımından kalp
hastalıklarına kadar her şeye yaralı. Ancak hamileler dikkat
olmalı.Aşırı sarımsak da kalp yanmaları ve çarpıntılarına yol
açar.Günde bir diş yeter.
Humus: E vitamini zengini humus, kanda kolesterol oranını da ayarlar.
Kavun:
Bir kavunun yarısı insan vücudunun günlük C vitamininin ihtiyacının
tamamını, A vitaminin de yüzde 15’ini karşılar.Kavun,kalp ve böbrek
hastalarının diyetlerinde sıkça kullanılan bir meyvedir.
Süt:
Tam bir kalsiyum, protein, folik asit, A, E ve D vitaminleriyle fosfor
deposu. Çocuk,genç ve hamilelerin günde en az yarım litre süt içmesi
gerekiyor.
Şeftali:
Bir şeftali,günlük C vitamini ihtiyacınızın yarısını karşılar.
Sindirimi kolay olan meyvenin koyu renklilerini tercih edin.Çünkü
kabuğuna renk veren betakarotene maddesi,kalp ve kansere karşı
faydalıdır.
Pirinç:
E ve B12 ve B vitaminleri ve potasyum içerir. Özellikle kolon ve
bağırsak kanserlerine karşı faydalıdır.Kolesterolü düşürdüğünden kalbe
iyi gelir.
Tuz:
Vücuttaki kan dolaşımını ve sinir sistemini düzenler.Mide kanseri,
kemik erimesi, kalp sorunlarına bire birdir.İngiliz Sağlık
Bakanlığı,halkına günde 9 gram tuzun kafi olduğunu,aşırısının vücuda
zarar vereceğini açıkladı.
Çay: Günde
2 bardak içilen çayla, 4 elma, 5 soğan, 7 portakal yemiş gibi kalp
dostu antioksidan madde almış olursunuz. İngilizler,özellikle
çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesini öneriyor.
Ton Balığı:
Kolesterol ve tansiyonu düzenler. Anemi hastalığına karşı D ve B12
vitamini içerir.Birçok kansere karşı vücudu içerdiği nikotinik asitle
korur. Bir konserve ton balığı vücudun D vitamini ihtiyacının tamamını
karşılıyor.
Hindi Eti: 125 gramı, vücudun günlük folik asit ihtiyacını karşılar. Folik asit, kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.
Karpuz: Bir dilimiyle günlük C vitamini ihtiyacınızın %80’nini karşılarsınız. İçerdiği potasyum, kan dolaşımını sağlar.
Doğal Tedavi Evi