Blog nedir? . . . Kendine blog oluştur ;)
info |
Doğal Tedavi EviRSSYorum RSS
2 "kolesterol" etiketi kullanan gönderi "kolesterol" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Ardıç ve Faydaları 

Yağlar, çok miktarda bitkinin islenmesiyle az miktarda elde edilirler. Oldukça yoğun bir içeriğe sahip bu yağları mutlaka dozajına uygun kullanmak gerekir. Şimdi sizlere Ardıç Yağı hakkında bilgiler vereceğiz.

Pek çok insanin daha önce adini bile duymadığı, ama kullanıp etkisini gördükten sonra, vazgeçilmezi haline gelen ardıç yağı, bir çok insanin hayatında küçümsenemeyecek değişikliklere yol açtı. Onların hayatini çok olumlu etkiledi. Pek çok insana şifa kaynağı oldu. Onu tanıyıp kullandığınızda, gerçekten de ne kadar mucizevi bir yağ olduğunu sizin de onaylayacağınıza eminim. Şimdiye kadar pek çok bitkiyi tavsiye ederken, uzun sureli kullanımın şart olduğunu belirttik. Ama ardıç yağını uzun sureli kullanamıyoruz. 4-6 haftalık bir kullanımdan sonra mutlaka birkaç haftalık bir ara vermek gerekiyor.

Ardıç yağı böbrek hastalarında ve hamilelerde kullanılmaz. Dahilen alımlarda kesinlikle belirtilen miktarın üzerine çıkılmaz. Haricen kullanımlarda ise sure ve doz kısıtlaması söz konusu değil.

Bakin ardıç yağı hangi hastalıklarda bize yardımcı oluyor:

KANI TEMİZLER

Ardıç yağı kani temizler, kandaki zehirli maddeleri dışarı atar. Kan yoluyla oluşan hastalıklara da engel olur. Ayrıca kansızlığa iyi gelir.vücuttaki toksinleri temizlediği, iltihapları söktüğü, tıkanıklıkları açıp temizlediği için arındırıcı bitkisel kürlerde yer almaktadır.

GRİP ARTIK SORUN DEĞİL !

Hiç unutmam, bundan 5-6 yıl kadar önce misafirlerim vardı ve onlardan bir tanesi oldukça rahatsız görünüyordu. Arkadaşımın bu hasta hali beni rahatsız etti. Konuşurken aile boyu griplerinin çok ağır geçtiğini, en az 10 iğne kullanmadan kendilerine gelemediklerini anlattı. Hemen orada ona, ardıç yağı damlatılmış bir kesme seker ikram ettim. Arkadaşım etkisini hissetmiş olacak, giderken bana ardıç yağıyla ilgili sorular sormaya başladı. Sonra ardıç yağı temin edip kullanmış ve hastalığını kolayca tedavi etmeyi basarmış. O günden sonra ne zaman karsılaşsak, ardıç yağı sayesinde iğnelerden kurtulduğunu söyler, kendisini ardıç yağıyla tanıştırdığım için teşekkür eder. Ardıç yağının grip ve soğuk algınlığındaki etkisi gerçekten de denemeye değer. Hele bir de soğuk algınlığına yatkınsanız, gripleriniz çok ağır gediyorsa, ne kullanırsanız kullanın fayda vermiyorsa en kısa zamanda onunla tanışmalısınız. Onu kullanıp, etkisini gördüğünüzde bana hak vereceğinize eminim. Bugüne kadar pek çok insan onunla şifayı yakaladı, ona alıştı, onu evinin bir numaralı ilacı yaptı. Ailemizde de en sık başvurduğumuz ilaçlardan birisidir ARDIÇ YAĞI.

Vücudumuzda azıcık bir kırgınlık hissettiğimizde, hemen ardıç yağı kullanmaya baslarız.

Onunla grip çoğu zaman başlayamadan biter. Bazen de baslar, ama etrafımızdaki insanlardan çok daha kısa surede ve hafif atlatırız. Üstelik hiçbir kimyasal ilaç kullanmadan. Ardıç yağını dozajını düşürerek çocuklarımıza da veriyoruz. Kısa surede etkisini görüyor, antibiyotiklere muhtaç olmamanın huzurunu yasıyoruz. ARDİÇ YAĞI ayrıca vücut ateşini de düşürüyor, soğuk algınlığında çok ihtiyaç duyduğumuz terlemeyi sağlayarak, vücuttan toksin atılmasını temin ediyor.

SİNÜZİTTE ARDIÇ YAĞI !

Sinüzit zor bir hastalıktır. Özellikle de kıs aylarında. Sinüzit soğuğu hiç sevmez ve en ufak bir üşütmede kendini gösterir. Burun tıkanıklığıyla birlikte görülen bas ağrıları dayanılmaz olabilir. Tıkanık burnunuzu açmayı çoğu zaman başaramazsınız. İste bu durumda ARDIÇ YAĞI büyük yardımcı. Burundan teneffüs edildiğinde tıkalı burnu açıyor, sinüsleri boşaltıyor, iltihabı söküyor. Sinüslerin boşalmasıyla büyük rahatlama sağlandığı gibi, buna bağlı baş ağrıları da sona eriyor. Sinüzit tedavisinde ardıç yağı burundan teneffüs edilerek uygulanır. Bunun yanında dahilen almak da, iltihap sökülmesine yardım edeceğinden etkiyi artırır.

ROMATİZMA, ARTRİT VE GUTTA !

Bu üç hastalıkta ardıç yağı vücuttaki fazla suyu atarak, rahatlamaya sebep olur. Eklem ve kas ağrılarını yatıştırır, hareket kabiliyetini artırır. Dahilen kullanımın yanı sıra, ağrılı bölgelere zeytinyağıyla 1/10 oranında karıştırılarak masaj yapılması büyük fayda sağlar. Ardıç yağıyla yapılan masajlar çarpma, burkulma, ezilme gibi durumlarda da etkilidir.

SELULİT PROBLEMİNİZ Mİ VAR?

Bitkisel yağlar kullanılarak tedavi yapılan aromaterapide, ardıç yağı selülitte başarıyla kullanılmaktadır. Sizler de eğer selüloitlerinizden kurtulmak istiyorsanız, ardıç yağıyla düzenli masajlar yapabilirsiniz.

ÖKSÜRÜK, BRONSİT, ANJİN VE BOĞAZ İLTİHABINDA!

Bütün bu hastalıklarda ardıç yağı kısa surede etkisini gösterir, büyük rahatlama sağlar. Dozajına dikkat etmek ve uzun sure kullanmamak şartıyla çocuklarınıza da rahatlıkla ardıç yağı verebilirsiniz. Ayrıca inatçı öksürüklerde ardıç meyvesinin kaynatılmasıyla yada kaynayan suya biraz ardıç yağı katılmasıyla uygulanacak buhar teneffüsünün de çok faydalı olduğunu, kendi deneyimlerime dayanarak belirtmek istiyorum.

İDRAR SÖKTÜRÜCÜ

Ardıç yağı idrar söktürücü özelliğiyle bilinir. O, idrar söktürürken, vücutta birikmiş olan suyu da atar. Hastalık sonrası nekahet döneminin kolay atlatılmasını sağlar.

ADET SANCILARINA FAYDALI!

Ardıç yağı adet sancılarını dindirir. Adet sokturur. Rahimdeki iltihapları temizler, beyaz akıntılara da iyi gelir.

ŞEKER HASTASIYSANIZ!

Seker hastaları da zaman ardıç yağından faydalanabilirler. Ardıç yağı pankreası olumlu etkiler. Kandaki seker miktarını düşürür. Bedende genel bir iyileşme sağlar. Seker hastası bir yakınımız var. Seker hastalığıyla alakalı mı bilinmiyor ama, vücudunun çeşitli yerlerinde yara benzeri oluşumlar meydana geliyormuş. Doktorlar bunun ne sebebini, ne de çaresini bulabilmişler. İnanamayacaksınız ama bu rahatsızlığa ardıç yağı çare oldu.

Tavsiyemiz üzerine ardıç yağı kullanmaya başladı. Bize bildirdiğine göre, ardıç yağı kullandığında yaralar kayboluyor, bıraktığında ise tekrar çıkıyormuş. Sebebi ve çaresi bilinmeyen bir hastalıkta, elde edilen bu etki, sizce de ardıç yağının büyük bir başarısı değil mi?

Babamda bir şeker hastası ve şekeri çok yüksekti. Doktorlar artık çareyi İNSÜLİN de demeye başlamışlardı. Biz babama Ardıç Yağı ve Tarçın kullandırdık. Şimdi tahlillerde Şekerin “Ş” si gözükmüyor.

HAZIMSIZLIK VE GAZ PROBLEMİNE!

Ardıç yağı sindirimi uyarır, hazmı kolaylaştırır, mide ve bağırsak gazlarını izale eder. Ardıç yağını kullanan bir çok kişiden gaz problemlerine çare olduğunu bizzat şahit oldum. Midesinde sürekli şişlik, dolgunluk hissedenlere de ardıç yağı faydalı olacaktır. Ardıç yağı ayrıca ağız kokusunu da, izale eder.

MESANE İLTİHAPLARINDA!

Ardıç yağı böbrek rahatsızlıklarında kullanılmaz, ama söz konusu olan mesane ve idrar yolları enfeksiyonuysa çok iyi bir antiseptiktir. İdrar yollarını temizler, iltihabı söker atar.

CİLT HASTALIKLARINIZA ÇARE OLABİLİR!

Antiseptik olduğu için haricen kullanımla bir çok deri hastalığında faydası görülecektir. Kaşıntı, egzama, mantar hatta sedef benzeri rahatsızlıklar için onu deneyebilirsiniz.

KULLANİM SEKİLLERİ

DAHİLEN Kesme seker üzerine 5-6 damla ardıç yağı damlatılıp, dil üzerine konularak yavaş emilir. Ye da ayni miktardaki ardıç yağı az bir su üzerine damlatılarak içilir. (günde 3 defa)

BURUNDAN 2 küçük pamuğa 4-5 damla damlatılır ve 2 burun deliğine konulur. Nefes alırken pamuktan süzülen hava 15-20 dakika teneffüs edilir. Günde bir veya iki defa yapılabilir.

HARİCEN Romatizmam hastalıklarda, ağrıyan yerlere zeytinyağıyla 1/10 oranında karıştırılarak elde edilen karışım ilgili bölgeye sürülerek masaj yapılır. Cilt hastalıklarında ve selulitte ise doğrudan kullanılır.

Doğal Tedavi Evi

Her derde deva mucizevi DEREOTU 

Orjinal Adı: Anethum graveolens

Diğer Adları: Durakotu, Tarhanaotu, Tereotu

Besin Değerleri : 100 gr. taze dereotu yaprak ve saplarının içerdiği besin değerleri şunlardır: 28 kalori; 2,8 gr. protein; 5,1 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,4 gr. yağ; 0,5 gr. lif; 21 mgr. fosfor; 100 mgr. kalsiyum: 2,7 mgr. demir: 397 mgr. potasyum: 3.500 IU A vitamini ve 31 mgr. C vitamini.

Maydanozgiller familyasındandır. Akdeniz havzası kökenli, bir ya da ikiyılIık dayanıklı otsu bitki olup ükemizde yaygın olarak yetişir. 60 cm. kadar boylanabilir. Gövdesi yeşil ya da mavi-yeşil renkli, yuvarlak kesitli, içi boş ve bir ana gövdeden dallara ayrılan yapıdadır. Hoş kokulu, iplik gibi ince yapılı ve tüylü olan yeşil ya da mavi-yeşil yaprakları; yaz ortalarında 20 cm. kadar genişlikte şemsiyeye benzer salkımlar oluşturarak açan sarımsı renkli, hoş kokulu minik çiçekleri vardır. Oval biçimli, yassı ve esmer kahverengi küçük tohumları (meyvesi) da hoş kokulu olur. Bitki, tohumlarıyla çoğalır.

Dereotunun tıbbi bakımından en önemli bölümü olan tohumları, bileşiminde karvon: limonen adlı maddeler bulunan % 4 oranındaki uçucu yağ ile ayrıca pektin, reçine ve bazı mineralleri içerir. Bu tohumlar aynen ya da ezilip baharat olarak bazı yemek ve besinlere katılır. Bitkinin yaprakları, çeşni vermesi için, yemek ve salatalara konur.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı Besin ve ilaç olarak bedene yararlı nitelikleri ta Eski Mısırlılar zamanından beri bilinen dereotunun tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöylece sıralanabilir:

• Sinirleri yatıştırır ve bedeni rahatlatır.

• Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. Özellikle küçük çocuklarda gaz söktürücü etkisi önemlidir.

• Sindirimi kolaylaştırır. Karın ağrılarına iyi gelir.

• Mineral yönünden zengin olduğu için tuzsuz rejimlerde yer alır.

• Hıçkırığı kesici etkisi vardır.

• Süt bezlerini uyardığından emzikli annelerde süt gelişini artırır.

• Kusma refleksini bastırır.

Bütün bu etkilerini sağlamak üzere, tohumları iyice olgunlaşmadan önce bitki kesilip çok sıkı olmayan demetler halinde bağlanarak kurutulur. Tohumları iyice olgunlaşıp renkleri esmer kahverengine dönüşünce yere temiz bez ya da kâğıt serilip üzerinde demetler dövülerek tohumlarını dökmesi sağlanır. Bu tohumlardan 1-2 tatlı kaşığı alınarak hafifçe ezilip üzerine 1 bardak kaynar su dökülür ve 10-15 dakika süreyle demlendirilir. Yemeklerden önce bu infüzyondan birer bardak içilir.

• Dereotu nefesin kötü kokusunu temizler. Bunun için tohumlan ağızda çiğnenir.

Salata, çorba, sos, balık ve et yemeklerinde kullanılan dereotunun tam bir şifa kaynağı olduğu ortaya çıktı. Yrd. Doç. Dr. Atnan Uğur, gaz söktürücü, yatıştırıcı ve hazmettirici özellikleri bulunan dereotunun nefes açmak ve kötü ağız kokulardan arınmak için yarım ya da bir çay kaşığı tohumunun çiğnenmesinin yeterli olacağını belirtti. Dereotunun mide krampları ve spazmlarında da oldukça etkili olduğu dile getiren Yrd. Doç. Dr. Atnan Uğur, tohumlarının kusma, hıçkırık ve karın şişmesi gibi rahatsızlıklara da iyi geldiğini kaydetti.

NEFESİ AÇIYOR, AĞRIYI GEÇİRİYOR

Dereotu tohumunun bal ile şerbet yapılarak içilirse kusmayı kolaylaştıracağını dile getiren Yrd. Doç. Uğur, "Tohumlarından yapılan çay, bağırsak yanmaları, karın ağrıları ve idrar yapamama gibi durumlarda fayda sağlamaktadır. Dereotu çayı yapmak için, ezilmiş 2 çay kaşığı dereotu tohumunu, kaynamakta olan suya atarak 2-3 dakika kaynatılması yeterlidir. On dakika kadar çayın demlenmesi beklendikten sonra, her yudumda nefesin açıldığı hissedilecektir. Çocuklara, gaz ve sancı durumlarında, seyreltilmiş çaydan daha az miktarlarda verilebilir" dedi.

ANNE SÜTÜNÜ ARTIRIYOR

Dereotunun aynı zamanda sindirime yardımcı ve idrar söktürücü özelliğinin de bulunduğunu belirten Uğur “Düzenli tüketilmesi durumunda, emzikli kadınların sütünü arttırma gibi özellikleri ile de halk reçetelerine girmiştir. Çürüme, ezilme, sancı, öksürük, uykusuzluk, sarılık, iskorbüt, ağrılı yerler, karaciğer, safra ve bağırsak problemleri, böcek sokmaları gibi rahatsızlıklarda kullanılmaktadır.

KOLESTEROLÜ AZALTIYOR

Tohumları, sindirim sisteminde ishale neden olan birçok bakteriye karşı vücudu koruyor. Lapası rahimdeki enfeksiyonları temizliyor. Hayvanlar üzerindeki denemelerde, damarlarda genişlemeyi arttırdığı ve kan basıncını düşürdüğü, solunumu teşvik ettiği ve kalp atış hızını azalttığı belirlenmiştir. Yine fareler üzerinde yapılan denemelerde, dereotu yapraklarından çıkarılan coumarin (vanilyaya benzeyen koku) 14 günlük kürü ile farelerin kan serumunda trigliserit seviyesinde yüzde 50, toplam kolesterol seviyesinde ise yüzde 20 azalma belirlenmiştir"

BİTKİSİNİN ÜRETİLMESİ

Dereotu bitkisi tohumlarıyla çoğaltılır. Bayat olmayan tohumları bahçelerde, derince kazılıp gübrelenerek düzeltilen yerlerine ilkbaharda, nisan ayının ılık bir gününde öğle saatlerinde toprağa serpilerek ekilir. Tohumların üzeri ince bir toprak tabakasıyla örtülür. Süzgeçle sık sık sulanarak çimlenmeleri sağlanır. Çimlenen fidelerden aşırı sıklık yaratanları ve zayıf olanları sökülerek seyreltme yapılır. Ya da tohumlar başlangıçta 15-20 cm. aralıkla çok derine olmamak üzere elle ekilir.

BİTKİSİNİN YETİŞTİRİLMESİ

İklim isteği: Ilıman ve sıcak iklimleri seven dereotu bitkisi, bahçemizin bol güneş gören yerine ekilmelidir.

Toprak isteği: Toprak bakımından aşırı seçici olmayan dereotu bitkisi hafif, kumlu, süzek (suyu iyi akıntılı) ve organik madde yönünden zengin olan topraklarda iyi yetişir.

Sulama: Su isteği makul derecede olan dereotu bitkisinin toprağı, kurak havalarda sulanıp nemli tutulmalıdır.

Gübreleme: Bitkinin ekileceği yeri hazırlarken toprağa verilen iyi yanmış çiftlik gübresinden başka bir kez de yaz ortalarında kompoze fenni gübre serpilmesi yararlı sonuçlar verir.

Hasat (Derim): Yaz ortalarında dereotunun sap ve yaprakları geliştikçe, bunlar koparılarak sürekli hasat edilir. Dereotu tohumlarının hasadı için bitkinin yaz sonuna doğru olgunlaşan çiçek şemsiyeleri uzun saplarıyla birlikte kesilip toplanır. Çok sıkı olmayan demetler halinde bağlanır, yüksek bir yere baş aşağı asılıp iyece kurutulur. Sonra, temiz bir örtü ya da kâğıt üzerine tutulan demetlere vurularak veya bu demetler silkelenerek tohumların dökülmesi ve toplanması sağlanır.

Doğal Tedavi Evi